Sonucunu Kimsenin Merak Etmediği Seçimler

Mısır’da 10 Aralık günü başkanlık seçimleri başladı. Üç gün sürecek oylama… Sonuçlar ise, 18 Aralık’ta belli olacak.

Aslında, yanlış bir cümle kurduk: Mısır’ın seçim sonuçları bugünden belli. Hatta daha seçimler yapılmadan sonuçları biliyoruz. Kimse seçimlerin sonucunu merak etmiyor. Daha sonuçlar açıklanmadan herkes, Abdülfettah el-Sisi’nin üçüncü dönemi için seçileceğini biliyor.

El-Sisi, 2014 ve 2018’de de oyların %97’sini alarak seçilmişti. 2019’da da Mısır Anayasası, Sisi’nin üçüncü dönem de aday olmasına imkân verecek şekilde değiştirilmişti.

Peki, 69 yaşındaki eski Mısır Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı el-Sisi’nin rakibi yok mu?
Kuzey Kore’nin son seçimi bile, çoklu adaylarla yapıldığına göre var elbette.

El-Sisi’nin dışında “yarışan” üç aday daha var.

Ancak, el-Sisi’ye gerçekten rakip olan ve kamuoyu genelinde heyecan yaratan tek siyasetçi, Ahmed el-Tantawi, Ekim ortasında adaylık iddiasını bırakmak zorunda kaldı. Sol kanattan Yurttaşlık Hakları Hareketi’nden 2015-2020’de milletvekili olan el-Tantawi, 1979 doğumlu yeni nesil bir siyasetçi olarak cesaretli ve ses getiren adımlar atmıştı. En önemlisi de sosyal medya ve sokakları hareketlendirmesini bildi. El-Sisi’nin iktidara gelmesinden sonra, Mısır’da sokak gösterileri ve toplantıları imkansızlaştırılmıştı.

Karşısına çıkan tüm engellere rağmen El-Tantawi, kampanyasını sürdürmeye çalıştı. Ancak, taraftarlarının tutuklanmaya başlanması ve tüm faaliyetlerinin güvenlik güçlerince bloke edilmesi sonucunda, sonunda adaylıktan çekilmeye mecbur bırakıldığı açıklamasını yaptı. Mısır’ın Yüksek Seçim Kurulu el-Tantawi’nin iddialarının “hayal mahsulü” olduğunu açıklamaktan başka bir şey yapmadı.
Toronto Üniversitesi merkezli siber güvenlik araştırma merkezi Citizen Lab ve Google’ın Risk Analizi Grubu, el-Tantawi’nin, aday olmayı düşüncesini dile getirdiğinden itibaren i-Phone telefonunun Pedator casus uygulamasıyla takibe alındığını ortaya çıkarmıştı.

Diğer adaylar ise, El-Tantawi’nin yarattığı heyecanın yanına yaklaşamıyor ve tanınmıyorlar. Mısır Sosyal Demokrat Partisi lideri Farid Zahran, milliyetçi muhafazakâr Yeni Heyet Partisi lideri Abdülsenad Yamama ve Cumhuriyet Halk Partisi lideri Hazem Omar’ın oy desteği yok gibi ve zaten el-Sisi’ye muhalif de sayılmazlar. . Mısır’ın “CHP’sinin” lideri Hazem Omar, el-Sisi tarafından Senato’ya atanmış bir turizmci. Yamama da, el-Sisi onuruna bir anayasa yapılması gerektiğini söylemiş biri. Zahran’a gelince; onun da “kırmızı çizgiler dışına taşmayan” bir muhalefet yaptığı söylenebilir.

EKONOMİK KRİZLE BOĞUŞAN ÜLKENİN “YOK HÜKMÜNDE” SEÇİMİ

El-Sisi, iktidardaki 10 yılı boyunca kendisine rakip olacak liberaller, solcular, sağcılar; iktidarına ciddi biçimde muhalefet edebilecek kim varsa tüm siyasi grupları baskıyla devreden çıkardı. Sina Çölü’nde radikal İslamcıların yarattığı tehdidi de, ülke genelinde bir güvenlik rejimi oluşturmakta kullandı.
Doğu Akdeniz’deki yeni keşfedilen doğal gaz ve petrol kaynaklarının en önemli ve hakikaten kâr getirebilecekleri Mısır’ın egemenliğinde…Buna rağmen, ülke ekonomisi kötü yönetim nedeniyle, tam bir çöküş halinde. Mısır’ın üçte biri yoksulluk sınırı altında yaşıyor; aylık enflasyon yaklaşık olarak %40 seviyesinde seyrediyor.

Evet: Mısır’ın başlıca sorunları, derinleşen ekonomik kriz kronikleşen döviz krizi, rekor düzeyde enflasyon.

Tanıdık geldi mi?

El-Sisi yönetimine göre, ekonomideki sorunun kaynağı, Mısır’ı hançerlemek isteyen “dış mihraklar” ve dünya ekonomisi genelindeki sorunlar.

Bu da tanıdık geldi mi?

Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, yıllardır Mısır’ın verdiği açıklara karşılık ülkeye borç veriyorlar. Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) da şimdiye kadar 3 milyar dolar borç alındı. Buna rağmen, “çarklar döndürülemedi”; 2024’te geri ödemesi başlayacak borçlar, yaklaşık 43 milyar dolar.
Ve seçimlerden sonra, kemer sıkma politikalarının sertleştirileceği söyleniyor.

El-Sisi, “çılgın projelere” meraklı: batan ekonomiye rağmen, yatırımlarını başkent Kahire’nin dışında yeni bir şehir inşa etmek gibi “mega” projelere yapıyor.

Seçim kampanyası esnasında en büyük gündem maddelerinden biri, Gazze Savaşı ve İsrail-Filistin Meselesi idi. Tabii, medyada bu konular tamamen el-Sisi’nin lehine olacak ve onun “büyük liderliğini” övecek biçimde tartışıldı.

En az 2030 yılına ve hatta ötesine kadar ülkede hiçbir değişim ümidi olmadığı da içselleştirilmiş durumda. El-Sisi, altı yıllık görev dönemi için seçilecek ve ülkeyi istediği gibi yönetecek. Ekonomik krizden kendisi ve çevresi, ülkeyi yöneten zümre etkilenmedikçe; kimse de, el Sisi’den denge ve denetleme mekanizmaları çerçevesinde hesap soramadığına göre…
10-13 Aralık’ta hiç seçimler olmamış gibi akıp gidecek Mısır tarihi; eziyeti çeken ve memnuniyetsiz bir hayatı kerhen yaşayan halka olan olacak…

Mısır’da bu seçimler hiç olmasa da olurdu; yok hükmünde bir sandık daha gelip gitmiş oldu ülkenin makus tarihinde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x